ADINI HATIRLAMIYORUM
GENÇ adam, yaşlı karı-kocanın evlerine misafir olur. 75 yaşındaki amca karısından bir bardak daha çay isterken: "Çiçeğim, bir bardak daha verir misin..?" der. Sonra da "Peteğim, şekersiz lütfen" diye ekler. Kendisine 65 yaşındaki tatlı karısının getirdiği tavşan kanı çayı alırken de "Bebeğim, sana çok zahmet oldu" der.
Genç adam, yaşlı amcanın karısına kullandığı sevgi sözcüklerinden çok etkilenir. "Amcacığım, kaç yıllık evlisiniz..?" diye sorar. Yaşlı ama dinç adam, "40 seneyi geçti evladım" der.
Genç adam: "Vallahi maşallah, Allah muhabbetinizi artırsın. Sürekli çiçeğim, peteğim, bebeğim gibi güzel sözlerle hitap ediyorsunuz galiba..."
Yanakları pembeleşmiş teyze "Doğru, bir kaç yıldır hep bana böyle hitap ediyor" deyip mutfağa doğru yöneldiğinde yaşlı amca genç adamın kulağına doğru eğilerek:
"Şiişşt, çaktırma, 2 sene önce adını unuttum, hala hatırlayamıyorum..."
PAPAĞANLAR..... ))
Kasabanin birinde bir papaz ve onun iki tane papagani varmis.
Papaganlarda papaz gibi oldukca inancli ve dindarlarmis. sabah
aksam kafeslerinde oturup incil okuyup dua ederlermis. papazin
cemaatinden bir kadininda 2 tane disi papagani varmis,papazin
erkek papaganlari ne kadar ahlakli,kadinin disi papaganlarida
o kadar ahlaksizmis. eve gelen misafirlerin onunde'erkek
istiyozzz!'diye bagirirlarmis.
Kadin sonunda dayanamamis ve papaza akil danismaya gitmis.
papaz da "Sen getir onlari bana benim papaganlarin kafesine
koyalim da ahlak ogrensinler biraz" demis.Kadinda almis
papaganlari getirmis, papazin evine daha kafese girer girmez
disi papaganlaradan birisi "hey yakisikli, iki tane ucuz
fahise ister misiniz kafesinizde" diye sormus.
erkek papaganlardan biri otekine donup "oglum butun
dualarimiz kabul oldu lan sonunda"demis.
pozitif fıkra:)
Adam, kisa bir sure once ayrildigi evine telefon acar, bahcivana sorar:
- Nasil her sey yolunda mi ?
- Yolunda. Yalniz, kuregin sapi kirildi onu tamir etmeye calisiyorum.
- Neden kirildi?
- Kopeginize mezar kazarken, zorlamisim, bu yuzden kirildi.
- Nee! Kopegim öldu mu?
- Havuza dustu öldu.
- Benim kopegim cok iyi yuzerdi; nasil havuzda olur?
- Ama havuzun suyu bosalmisti, betona cakildi; bu yuzden hayatini kaybetti.
- Daha havuzu yeni doldurtmustum. Neden bosalttiniz?
- Biz degil itfaiyeciler bosaltti. Cunku evdeki yangini sondurmek icin ilâve suya ihtiyac duydular.
- Evde yangin mi cikti?
- Evet efendim. Annenizin vefati dolayisiyla cok sayida insan geldi. Bir sigara izmaritinden kâgitlar,
ardindan da perde tutusmus. O kalabalikta farkina varamadik.
- Annem nasil oldu? Sapasaglamdi.
- Haklisiniz. Biz de sasirdik ama, sizin yatak odaniza bir sey bakmaya girmis.
Yatakta karinizla en yakin arkadasinizi gorunce kalbine inmis.
- Yahu hic pozitif bir haber yok mu? Bunaldim.
- Olmaz olur mu? Var. Gecen gun siz AIDS testi yaptirmistiniz ya..
Iste onun neticesi pozitif cikti ...
Ah şu erkekler
Günün birinde üç erkek ormanda yürürlerken karşılarına büyük ve vahşi bir
> nehir çıktı. Ama erkeklerin, nehrin karşı kıyısına mutlaka geçmeleri
> gerekiyordu. Peki bunu nasıl başaracaklardı.
>
> Birinci erkek dizlerinin üstüne çöktü ve Allah'a dua etti. Allahım,
> lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ver. Allah ona uzun
> kollar ve Güçlü bacaklar verdi Böylece nehrin karşı kıyısına geçebildi.
> Ancak bunun için 2 saat boyunca dalgalarla boğuştu ve neredeyse 3-4 kez
> boğulma tehlikesi geçirdi. Ama başarmıştı.
> Bunu gören ikinci erkek de Allah'a dua etti. Allahım lütfen nehrin
> karşı kıyısına geçebilmem için bana güç ve gerekli aracı ver. Allah ona bir
> tekne verdi ve o da nehrin karşı kıyısına geçmeyi başardı,ancak birkaç kez
> teknenin alabora olma tehlikesiyle karşılaştı...
> Tüm bu olan bitenleri izleyen üçüncü erkek de dizlerinin üstüne çöktü
> ve Allah'a yalvardı. Allahım lütfen nehrin karşı kıyısına geçebilmem için
> bana güç, araç ve zekayı ver. Allah erkeği bir kadına dönüştürdü Kadın
> haritaya baktı...Nehrin biraz yukarısına doğru yürüdü Ve köprüden karşıya
> geçti.> >
FIKRA NİTELİĞİNDE BİR DİYALOG
Aşağıdaki konuşmalar tamamen gerçek olup, Deniz Navigasyon kanalı 106 (Finisterra / Galicia ) tarafından kayıt edilmiştir.
İspanyollar:
'Burası A-853, çarpışmadan kaçınmak için lütfen rotanızı 15 derece güneye çevirin. su anda 25 deniz mili uzaklıktasinız ve tam üzerimize
dogru gelmektesiniz. '
Amerikalılar:
'Asıl siz kendi rotanızı 15 derece kuzeye çevirin.'
İspanyollar:
'Negatif ! Tekrarlıyoruz. Rotanızı 15 derece güneye çevirin.'
Amerikalılar:
'Sizinle ABD gemisinin kaptanı konuşuyor. Kendi rotanızı derhal 15 derece kuzeye çevirin.'
İspanyollar:
'Öneriniz mümkün görülmedi. Bize çarpmak istemiyorsanız rotanızı 15 derece güneye çevirin.'
Amerikalılar:
'(Artik sesini yükselterek) Sizinle ABD Deniz filosunun büyüklükte ikinci uçak gemisi USS Lincoln'un Kaptanı Richard James Howard konuşuyor.
Beraberimizde iki kruvazör, avcı uçakları, dört denizaltı var. Ayrıca bizi hücumbotlar destekliyor. Size TAVSİYE etmiyorum, EMREDİYORUM!
Rotanızı 15 derece kuzeye çevirin, aksi halde filomuzun emniyeti için tedbir alacağız. Derhal rotamızdan çekilin gidin.'
İspanyollar:
'Sizinle Juan Manuel Salas Alcantara konuşuyor. Burada iki kişiyiz. Beraberimizde bir köpek, akşam yemeğimiz, iki şişe bira ve bir de
kanaryamız var. Kanarya şu anda uyuyor. Ayrıca bizi radyo istasyonu Cadena Dial La Coruna destekliyor. Şu anda İspanya'nın Finisterra
Galicia kıyısında veA-853 numaralı Deniz fenerinde olduğumuzu göz önünde bulundurarak, buradan hiçbir yere gitmeye niyetimiz olmadiğını
söyleyelim.Deniz fenerimizin İspanya'daki deniz fenerleri arasında büyüklük açısından kaçıncı sırada olduğu konusunda hiç bir fikrimiz yok.
Kayalık sahillerimize kafadan geçirmek üzere yönlenmiş geminizin emniyeti için istediğiniz saçma tedbiri alabilirsiniz. Ama
yine de israrla tavsiye ediyoruz. Rotanızı 15 derece kuzeye çevirin.'
Amerikalılar:
'Okey, anlaşıldı. Teşekkürler...'
KEDİ
Temel, Fadime'nin kedisinden nefret etmektedir. Birgün kararını verir ve Fadime evde yokken kediyi yakalayıp, arabasına koyar.
1-2 kilometre kadar ileride, bir köprünün yanına bırakıp evine döner. Kapıyı açıp eve döndüğünde bir de bakar ki, kedi sepetinde oturuyor. Ertesi gün, Fadime'nin evden çıkmasını bekleyip, kediyi yine arabaya atar. B u kez 5-6 kilometre ötedeki bir kasabada, bir çöp konteynerinin içine bırakır.
Eve döner, kapıyı açar, kedi yine baş köşeye kurulmuş, Temel'e kötü kötü bakıyor...
Ertesi gün işi iyice inada bindirir, kediyi yakaldığı gibi 10-15 kilometre direksiyon sallar, bulduğu her tali yola girer, kedi yönünü kaybetsin diye çeşitli şaşırtmaca yollara girer, daireler çizer. Sonunda yaptığı işten iyice emin olunca, arabayı durdurur ve kediyi bırakır. Arabasına atlayıp, evinin yolunu tutar.
Saatler sonra Temel, Fadime'ye telefon açar;
- Uy Fadime, kedi yaninda mi?
- Evde, niye soriysun da?
- O ib..'yi ver telefona, Kayboldum…
Mail yanlış yere giderse....
C alifornia da yasanmis ve kayitlara gecmiş bir olay dosyasi :
AdamIn biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına
girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar
verir.
Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir....
tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni
dönmüştür ve bilgisayarýndaki maili görür, arkadaslarından geldiğini
düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi
yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
Kime : Sevgili karıma
Konu : Yeni ulaştım.
Tar i h:16 Mayýs 2004
Benden haber aldığına şaşıracağýndan eminim. Burada
bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni
ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın senin buraya geleceğini
düşünülerek hazırlanmış.
Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim
gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.
Not : Burası çok sıcak.
KULANILMAMIŞ BEYİN
Ağırbir hasta hastahanede. Tüm ailesi bekleme odasında doktorlardan haber bekliyor. Yorgun ve umutsuz bakışlı bir doktor çıkıyor. 'Tek yaşam şansı var o da beyin nakli. Böyle bir ameliyatı ilk olarak deneyeceğiz, tabi masraflar hastanın ailesine ait.'
Aile, şaşkın, yorgun, çaresiz...
Aralarından biri;
'Peki ama fiyat nedir diyor?'
Değişir diyor cerrah. 5000 Euro erkek beyni kullanırsak, 200 Euro kadın beyni kullanırsak.
Uzun bir sessizlik çöker. Beyler gülmemeye çalışırlar. Hanımlarla göz göze gelmekten kaçarlar.
Ama aralarından biri merakını yenemez:
'Peki doktor bu fiyat farkının nedeni nedir?' diye sorar.
Cerrah gülümser.
'Eh tabi, aynı arabalar gibi, kadın beyinleri ucuz oluyor akıllarını çok kullandıkları için. Kullanılmış akıl, kullanılmış beyin. Erkek beyni hiç kullanılmamış sıfır km araba gibi pahalı oluyor.'
Prensibimdir
Memur ise girmis. Ay basinda maasini alinca bir de ne gorsun zarfta 100 milyon fazla var.
Sesini cikarmamis, parayi bir guzel harcamis. Bir sonraki ay gelince bu seferde zarfta 50 milyon eksik cikmis. Memur kopurmus:
- Maasim 50 milyon eksik boyle hatayi kabul etmem, diye bagirinca
- Peki 100 milyon fazla aldigin zaman niye sesini cikarmadin, diye sormuslar.
- Prensibimdir ilk hatayi affederim
Bil Bakalim
Sakaci pilot inis yaparken, kuleye her seferinde "bilin bakalim ben kimim?" der.
Kuledekiler cok sinir olur. Bir gece pilot yine:
"Bilin bakalim ben kimim?" der. Kuledekilerde isiklari sondurur.
"Bil bakalim pist nerde?"
|